yitirmeden anlamaz insan
ankaraya karşı yaktım mumumu, aldım elime harflerimi ve kelimeleri, bolca da virgülü. gecenin bi saati, rektörlüğün önünde bir grup arkadaşım ve yoldaşım eylemine devam ederken, biricik, bitanecik sevgilim odamda yarın erkenden derse kalkmak için uyur iken ben balkonda en yalnız yalnızlığımda yitirmeden anlar mı insan onu düşünüyorum. arkada her hatıra asılı, duvarımda. rümeysayı özlüyorum. benim en yakın arkadaşım. keşke sevgilimle beni görseydin. keşke odtüye girdiğim anı tweet atmak yerine sana yazabilseydim messengerdan. bense sana iki tane kıçı kırık fotoğraf bile göstermeden gittin yanıbaşımdan. ait hissetmedin kendini buraya. belki de haklıydın. ait diyemesem de, layık değildi burası sana. her dişini gösterdiğin gülümsemene dayanamadı dünyanın en aciz ve karanlık yalnızlığı ve pisliği. belki de içten içe en başından beri bu yüzden seviyorum bu dünyayı. seni hak etmedi ama ben layık bile değilim buraya. hiçbir şeyi başaramıyorum. bazen umarım yukarıdan bunları okuyorsun derken, b...