{feelings}
hisler gerçek ya, mantıkla falan alakasız. yani gülüşler, ağlamalar, el sıkışmalar, sarılmalar, selamlar ve bütün interaksiyonlar sahte belki de gerçek dünyayla olan ama hisler hiçbir zaman yalan söylemiyor tahminimce. kimseye anlatamadığın, hareketlerine dökemediğin onca hissin arasında kayboluyorsun çoğu zaman. hiperaktivite de depresyonda aynısı gibi geliyor uzaktan. her biri yaşadıkça bir şey öğretiyor sana, seni bir duruma hazır hale getiriyor ya da seni arkadaşlarından sevdiklerinden uzaklaştırıyor. utanç diyosun kendi kendine, utanıyorum; kendimden, ondan, şundan, bundan, bizden. bizden utanıyorum diyorsun hissederek, ayrılıyorsunuz. seviyorum diyorsun, seni, seni inanmadığın kadar çok seviyorum. hissederek, seviyorsunuz eğleniyorum diyorsun, onlayken delilercesine eğleniyorum, hissederek eğleniyorsunuz. her hissiyat bir kapıya çıkan story questleri gibi oluyor hayatta. her questi almak istiyorum ya ben. macchu pichuya gidince ne hissediyorsa bir ins...