Kayıtlar

Eylül, 2022 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

{feelings}

hisler gerçek ya, mantıkla falan alakasız. yani gülüşler, ağlamalar, el sıkışmalar, sarılmalar, selamlar ve bütün interaksiyonlar sahte belki de gerçek dünyayla olan ama hisler hiçbir zaman yalan söylemiyor tahminimce. kimseye anlatamadığın, hareketlerine dökemediğin onca hissin arasında kayboluyorsun çoğu zaman. hiperaktivite de depresyonda aynısı gibi geliyor uzaktan. her biri yaşadıkça bir şey öğretiyor sana, seni bir duruma hazır hale getiriyor ya da seni arkadaşlarından sevdiklerinden uzaklaştırıyor. utanç diyosun kendi kendine, utanıyorum; kendimden, ondan, şundan, bundan, bizden. bizden utanıyorum diyorsun hissederek,  ayrılıyorsunuz.  seviyorum diyorsun, seni, seni inanmadığın kadar çok seviyorum.  hissederek,  seviyorsunuz eğleniyorum diyorsun, onlayken delilercesine eğleniyorum, hissederek eğleniyorsunuz.  her hissiyat bir kapıya çıkan story questleri gibi oluyor hayatta. her questi almak istiyorum ya ben. macchu pichuya gidince ne hissediyorsa bir ins...

{life}

 hayat ne kadar acımasız lan. yani yok arkadaşın olmayabiliyor veya kötü bir ailede doğuyorsun değil asıl anlatmak istediğim. ekseriyetle herkes düzlüğe çıkabiliyor ondan o hayatın verdiği geçilebilir bir engel. geçemeyenler varsa da tabii ki o hayatın klasik acımasızlığı elbette. tahmin ettiğin hiçbir şeyin olmaması ve tahmin ettiğin her şeyin olması. didinerek, uğraşarak ve ölmeden yılları yaşamak zorunda bırakılmak. hayallerinin hiçbirinin olma kesinleşeceğini bilmeden. ne yaparsan yap bir fırtına, bir kavga, bir coğrafya ve bilcümle şartlar varken her yerinde. yine yaşıyorsun, didinerek, uğraşarak ve ölmeden.  bir kadın gülüyorsa güzelce sana, bir iş için uygunsan veya bir iki hayvanla yaşanan yalnız bir evde bile elinde kalan birkaç parça trajedi oluyor. ölmemişsen hala gamsızlıktan hayat çok acımasız lan. ne diye devam ediyoruz, aile, akraba, arkadaş, allah, anılar, alttan almalar, ayrılıklar, asla yapmamlar. kendi nefesim dışında her şey kısacası. kendim dışında, ben dı...

the path trails off, and heads down a mountain.

Resim
var olmaktan her şeyimle nefret ediyorum galiba. keşke ölsem veya doğmasaydım gibi bi' escapist 17 yaş nefreti değil bu ama. hep aynı arabaya binip sürekli aynı tişörtü giymek gibi bu sıkıntı. hiçbir şey keşfetmeyip bu kadar uzun süre var olmak yetti de arttı bana. bir anlığına yok olmak istiyorum bu dünyadan. bütün etimden ve kemiğimden sıyrılıp ölümden sonra ne varsa 5 saniyeliğine olsa tatmak istiyorum. gerçekten çok sıkıcı bir hayat yaşamak kadar büyük bir zorunluluğumuz olmasına inanamıyorum çünkü ya. ben var olmaktan çok sıkıldım. ailemin evinde, bir şeyler hakkında tartışmaktan, bir şeylere cevap aramaktan, müzik dinleyip varlığımı anlamlandırmaya çalıştığım anlardan, her an herkese ne diyeceğim diye korkmaktan çok fena bıktım. var olucaksam da istediğim bir iki bir şey var tanrıdan veya doğa anadan. onlar olsun, yalnızlığım da kalsın bizatihi ben artık buna alıştığımı kabulleniyorum. mütemadiyen bir teklifte, sitemde bulunmayacağım kime bulunduysam önceden.  son zamanlarda ...

ilet:

Ad

E-posta *

Mesaj *