{life}
hayat ne kadar acımasız lan. yani yok arkadaşın olmayabiliyor veya kötü bir ailede doğuyorsun değil asıl anlatmak istediğim. ekseriyetle herkes düzlüğe çıkabiliyor ondan o hayatın verdiği geçilebilir bir engel. geçemeyenler varsa da tabii ki o hayatın klasik acımasızlığı elbette. tahmin ettiğin hiçbir şeyin olmaması ve tahmin ettiğin her şeyin olması. didinerek, uğraşarak ve ölmeden yılları yaşamak zorunda bırakılmak. hayallerinin hiçbirinin olma kesinleşeceğini bilmeden. ne yaparsan yap bir fırtına, bir kavga, bir coğrafya ve bilcümle şartlar varken her yerinde. yine yaşıyorsun, didinerek, uğraşarak ve ölmeden.
bir kadın gülüyorsa güzelce sana, bir iş için uygunsan veya bir iki hayvanla yaşanan yalnız bir evde bile elinde kalan birkaç parça trajedi oluyor. ölmemişsen hala gamsızlıktan hayat çok acımasız lan. ne diye devam ediyoruz, aile, akraba, arkadaş, allah, anılar, alttan almalar, ayrılıklar, asla yapmamlar. kendi nefesim dışında her şey kısacası. kendim dışında, ben dışında. başını pencereye yaslayıp niye yaşıyoruz ki diyince aklına gelen ben olmayan her şey. sırtımda çanta ile ilk kez ayak bastığım şehirlerin, otostop yollarında bir bisküviyi paylaştığım köpeğin, belki de yalnızken hep düşünmek ve yazmak bazen de çizmek için baktığım duvarların hatrına mı. merhaba ve nasılsınlar, her gün alınan naberler günaydınlar. telefonda izlenen, gerçekte yaşanan, ahbabına anlattığın hikayeler. keşifler, icatlar, medeniyetler; bilip bilmediğin bütün bilgiler ve gereklilikler. bazen şehrin en ortasında kurulmuş villalarda yaşananlar, bazense bütün kentin en ücra kentinde kurulmuş derme çatma evlerde tanışılanlar. hayatı yaşamak. yaşamak. ve yaşadıkların kadar var olmak.
ve bilcümle serenad, sevda, sevgi, saygı, sanat, sabah vakti kokan toprak, şehirler, sayfalarca yazılar, sanrılar, samimiyet
yaşamak; anıların, yaşadıkların kadar var olmak şu hayatta. yaşamın hakkını vermek, yaşamı yaşayanlarda ziyan etmemek. ölümün huşuya giden yol olduğunu bilmek, her saç telinden her aldığın nefese kadar değerli olmak, hakkını vermek her attığın adımın.
belki de sadece nefes almak.
Yorumlar
Yorum Gönder