{friendships}
merhaba sevgili okuyucu, belki arkadaşımsın belki de tanımıyorum bile seni. kafamda nerdeydin, hayatımın hangi noktasında serüvenime dahil oldun bilmiyorum ama hoşgeldin. hayatımın sosyal hiyerarşisinde umarım yukarıda yer alan insanlardansındır yahut aşağısında pek insan yok. liseden ve üniversiteden birkaç arkadaşım var bu piramitte benim altımda olan. hayatımın en garip anlarıdır bu piramidin altına etki ettiğim anlar. bir arkadaşının seni hayranlıkla yukarıya bakarak methetmesi ne kadar iyi bir hissiyat gibi gelse de göze aslında tiksinç. bunu yok etmek için yüzlerce estağfurullahlar ve binlerce açıklamalar da yapsan bazen olmuyor abi. gerçekten beni de etkileyen insanları düşündüğümde, bu insanların estağfurullahları bana engel olmuyordu.
işte çocuklar, this is how i met your "kaliteli arkadaşlık algısı" ya gerçekten sana imrenen ama sen olmayan, küfürler ve estağfurullah gerektirmeyen bir alt üst arkadaşlık ya da fedakarlık barındıran bir hayran arkadaşlık olmalıydı. her şeyden önce enterasanlık, yargısızlık ve sevgi olup bir de hiyerarşinin dengesini güzel kurduğun zaman daha bir şeye ihtiyacın kalmıyor. hiyerarşide senden altta olup peşinden kovaladığın yahut senden üstte olup da seni sevmeyenler ile arandaki o kanserli kolu kestiğinde bitiyor mevzu. dışardan kolun yok gibi gözükse de kanseri yenmişsin, kimse bilmiyor.
ve yine söylüyorum: pencerenin alışık olduğumuz tarafı hep aynı yalanlarla dolu. macerasız ve klişe arkadaşlıklarda kendimizi zorunlu hissettiğimiz ve çaresizlikten ağladığımız rüzgarlı teleferik seferleri artık ulaşıma kapalı. piramitin en ucundaki firavuna ulaşana ve etrafımı mısırın güzide manzarası ile çevirene kadar sfenkslere elveda. hepiniz aşağıda yahut yukarıda kendi ödipusunuzda boğulun.
en sonunda bu tırmanışın yorgunluğu da sizi unutturur. yol arkadaşlarım bana yeter.
Yorumlar
Yorum Gönder