#leyl-i ihbab 6 [final]
hiçbir zaman bir şeyi tam biliyormuş gibi davranmamıştım şimdiye değin, bildiğime bile emin değilim derim fakat bildiğime emin olduğum tek şey: tanrı yok. çünkü eğer tanrı varsa hepimizden tek tek nefret etmeyi seçmiş. eline bir bıçak almış, gök kadar mavi. hepimizin dilediğini paramparça etmiş varsa da. işte bu yazılar da podcast de kendimi bu bıçaktan korumak için bir ihtiyaç artık. haliyle ölesiye bir nefret ve sıkıntı içinde paylaşsam da bütün şahsi meselelerimi, hepsinin üstünü bir çift imgeyle örttüm kimse bana patlamasın diye. bu sefer o imgeler yok, patlayacak olan bu posttur. 17 yılın bilinçli her anında söylemeye korktuğum şeyi sadece buraya yazabiliyorum artık looney tuneslu defterlerim dışında. en sonunda herkes kaçıyor sayın seyirciler. en sonunda kimse kalmıyor, herkes kaçar; ağzınız açık kalır. bu ne bir şaka ne de edebiyata yorulması gereken bir cümle, dümdüz bir deklarasyon. ben 17 yıllık minik hayatımda benim gerçekten yakınımda güzel insan olarak andığım çoğu kişinin belki bilerek belki bilmeden benden kaçtığını gördüm sayın seyirciler. yarısının sebebini anlayamamakla beraber, bu onları daha da kaçmaya itti sanırım. hepsine her saniye onları hak etmeyeceğimi hatırlatarak onları adım adım uzaklaştırdım kendimden. bu yazı ne onlara sitem ne de hayata, her şey benimle ilgili. ama sorun değil bu, şimdi anlıyorum ki gerçekten pek de uyumlu biri olamıyorsun bazı insanlara ne kadar istesen de. bu sefer kendimi sevilmeye değmeyen biri olarak tanımlamayacağım. bu kelimeler eminim ki beni o çukura düşmekten kurtaran nadide şeylerdendi. emin olduğum başka bir şey ise bu kaybettiğim güzel insanların çoğu başıma gelmiş en güzel insanlardı ve ben hepsini mahvettim. yeni yaşamımın içinde bu insanlarsız olmanın ağırlığını koltuğumun altına alıp devam etmek düşer bana sanırım, bir süre dışarıdan nasıl gözüktüğünü düşünmeden kendi kanıma karıştıracağım mürekkebimi; çünkü ben beni sevemedim sayın seyirciler. siz sizi umarım sevmişsinizdir. unutmayın ki: ölüm huşuya giden yoldur. hayatınız hayrola, hadi eyvallah.
Yorumlar
Yorum Gönder