and we're changing our ways, taking different roads, love, love will tear us apart again.
otuz üç hafta. vay anasını ya, vay anasını yani. ne kadar çok insan gelip geçmiş hayatımdan, ne kadar çok insana yakın diye bakmışım da şu an tanımıyorum bile. bir el sıkışmasına bile denk gelmekten ötesinin olmadığı en yakın arkadaşlar. kim bilebilirdi semiha'nın profilimi gezip de attığı bir yorumun beni gecenin en kör karanlığında bana bir şeyler yazdıracağını. kim bilebilirdi tanrının planının benim kafamdakilerle uyuşmayacağını. sanırım herkes, ben hariç. yaşanan hiçbir olaydan tam olarak pişman değilim, o an yanımda olup şu an yanımda olmayan çoğu kişi gerçekten de yollarımızı ayırmamız gereken insanlardı, belliydi. hepsiyle oturup bir çay içeceğime fakat 2. çayı reddetmek zorunda kalacağımı düşünüyorum. sanırım yapamıyorum ya, hepsi bu.
onca ay çalışılan dersler, yaşanan her şey. bunların da hiçbirinden asla ama asla pişman değilim. en yalnız yalnızlığımda bile arkamda bütün sınıf camdan dışarı bakıp içten içe kan ağladığımı hatırladığım zaman iyi ki diyorum, iyi ki ne kafama göreyse onu yapmışım. şimdiyse buradayım, yarın gece yine kulaklarımda bir tıngırtı yazacağım yazıda daha iyi klarifay edeceğim bir üniversite şeklinde. odtü felsefe tuttu sevgili günlük. odtüye hayranım, felsefeye de; ne beni alı koyabilir ki diyorsun ama işte oluyor, bu hayata gerçekten şanssız gelmişim sanırım. yine de kafamdaki demokrasinin kazanması ilk kez oluyor yaşamımda, her zaman ne düşünsem birilerinin sandıkları çalmasıyla istediğim olmuyor bu hayatta. kendi odam yok, sevgilim hiç olmadı, kendimi pek sevemiyorum hala, hiçbir zaman istediğim gibi giyinmedim, istediğim gibi yemek bile yiyemedim; hepsine oyları çaldılar fikirlerimin seçimlerinde. şimdi ise sandıkların başındayım, 3 ay sonra sandıkların hepsinin başında olacağım. bir noktada ise sandıkları kontrol etmenin ne kadar zor olduğunu düşünerek ankara kurtuluş'daki yokuşu çıkıyor olacağım.
16 yıldır geçip giden ve seyir defteri dışında kimseye anlatamadığım küçük monarşinin sonunda sonuna gelmiş bulunmaktayız. bu sitelere veya garip gurup ajandalara yaza yaza bitiremediğim iç dökme artık burada ve daha hafif bir giyotin gibi yavaşça ensenizde olacak. 5-6 yıldır bir veya öteki şekilde fikir beyan ettiğim defterlerin hepsinden özür diliyorum. ne acayip ki en iğrenç düşüncelerimi de en tatlı ve duygusal planlarımı da biliyorsunuz. ve yalan söylemeyin ki çabaladım. her şeyi yazarak içimde yok etmeye ve gerçekten dilediğim her şeydense insanların mutluluğunu gerçekleştirmeye çok çabaladım. yine pişman değilim, bir daha olsa bir daha yaparım, yapacağım da. insanların kalbinden çok kalem ucu kırmışımdır umarım. bileklerim de biraz dayanıversin. ben çok dayandım. bu dayanmanın şerefine olsun her şey.
her şey iyi olacak, her şey yoluna girecek. her şeyi iyi yapacağım.

Yorumlar
Yorum Gönder