{birth}
nefes al, devam et nefes almaya taşıtlar, otoyollar, tramvaylar, teleferikler, metrolar, ringler ve otostoplar. artık fazlalar, başlıyorlar ve bitiyorlar, kalkıyorlar ve iniyorlar, çalışıyorlar ve duruyorlar. hislerin en boşular. ne yapacağını bilmeyen bir sürü insanlarla dolular, ağlıyorlar, hayal kırıklığına uğramışlar, şişelere sarılıyorlar. ve o gün, o an, o his geldiğinde, hayal kırıklığına uğramış hissediyorlar. yarıda bırakılıyorlar, böcek gibi yerde eziliyorlar. ve o gün geldiğinde, dikkatim dağılıyor. rahatsız bir çekyatta yatıyorum o gün geldiğinde, ayağımın ucunda biri yatıyor, benden bir takım görevleri yerine getirmemi isteyenler var, arkada her zamanki radiohead mırıldanıyor. etrafımdaki her şey büyüyor, bulunduğum şehirler, okuduğum okullar, tanıştığım insanlar artıyor. bense farklı bir çatının altından farklı bir battaniyenin içinde aynı şarkıyla aynı şekil ağlıyordum. her şey büyüyordu, gelişiyordu, instagram postları, okunması gereken kitaplar, etikler, patikler ve di...